Ah İstanbul!
Geldiğim günden beri hüzün peşimi bırakmadı bir türlü. Eskiyi özlemek miydi bu kadar canımı acıtan yoksa yeniye alışmak mı bilmiyorum. Eski düzenimi özlediğim tartışılmaz bir gerçek. Alışkanlıklardan bir anda ayrı düşünce insan, tabiri caizse sudan çıkmış balığa dönüyor adeta. Birgün önce yıllardır uyuduğun yatağında uyanırken bir gün sonra başka bir odada başka bir yatakta ve en önemlisi başka, bambaşka bir şehirde uyanıyorsun. Kimsesizsin. Artık hiç bilmediğin bir şehirde yaşıyor, bilmediğin insanlarla birarada bulunuyor ve daha önce hiç solumadığın bir havada nefes alıp veriyorsun. Seni sadece o şehrin hadisle müjdeleniş olması rahatlatabiliyor. Biliyorsun ki dönüş yok bundan sonra. Gemileri yaktın da geldin buraya. Tamam diyorsun ve hayatına giren tüm yeniliklere alışmaya çalışıyorsun yavaş yavaş…
